ilk uygulama yaptığım ve sonuç elde edemediğim bayvarol lehvalarını bu gün çıkardım kovanlardan ve poşetlenerek çevreye zarar vermiyecek şekilde uygun bir yere konuldu.
29 Eylül 2008 Pazartesi
ARILIK ZİYARETİ VE FORMİK UYGULAMASI
ilk uygulama yaptığım ve sonuç elde edemediğim bayvarol lehvalarını bu gün çıkardım kovanlardan ve poşetlenerek çevreye zarar vermiyecek şekilde uygun bir yere konuldu.
27 Ağustos 2008 Çarşamba
“ARI ÜRÜNLERİ İÇİNDE ARI SÜTÜNÜN ÖZEL BİR YERİ VAR”
ARI SÜTÜNDEKİ MUCİZE
Arı sütü ile beslenen ana arı 3 – 4 yıl yaşarken, daha az süt, daha çok polenle beslenen işçi arı ise ancak 5 ay yaşayabiliyor.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun arı sütünün insan hayatı üzerindeki önemli etkileri olduğunu söyleyerek, arı sütünün insanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal besin olarak kullanılabileceğini belirtti.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun, arı sütünün insan hayatı üzerindeki etkilerin açıkladı. Prof. Dr. Sorkun, arı sütünün ömür uzatan etkilerine de dikkat çekti.
“ARI ÜRÜNLERİ İÇİNDE ARI SÜTÜNÜN ÖZEL BİR YERİ VAR”
Prof. Dr. Sorkun, arı sütünün, arı ürünleri içinde özel bir yere sahip olduğunu vurgularken daha çok arı sütü ile beslenen ana arının ömür uzunluğu, üreme özelliği, boyut farklılığı gibi farklılıklarına da dikkat çekti.
Prof. Dr. Sorkun, aynı genetik yapıya sahip olan işçi arılarda tüm bu özelliklerin olmadığını kaydederek, “Arı sütünde, ana arının niçin bu kadar büyük, uzun ömürlü, üretken ve diğer arılarla mukayese edildiğinde daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Arı sütü ile beslenen ana arı 3 – 4 yıl yaşarken, daha az süt daha çok polenle beslenen işçi arı ise ancak 5 ay yaşayabiliyor. Arı sütünün sırrı işte burada yatıyor” dedi.
Prof . Dr. Sorkun, arı sütünün insanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal besin kaynağı olarak da kullanılabileceğinin altını çizdi.
ARI SÜTÜ İLE TEDAVİ
Prof. Dr. Sorkun, tıp doktorları tarafından arı ürünleri kullanılarak yapılan tedavinin genel isminin apiterapi olduğunu anlattı. Türkiye'de bu konuda faaliyet gösteren bir dernek ya da sağlık kuruluşu olmadığını kaydeden Prof. Dr. Sorkun, birçok gelişmiş ülkede, bu konularda yoğun çalışmaların yapıldığına dikkati çekti.
Prof. Dr. Sorkun, arı sütü ile yapılan tedaviye ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Gelişmiş ülkelerde arı sütü konusunda yapılan çalışmalar yüz yıl öncesine dayanmaktadır. Arı sütünün insan sağlığı açısından önemine ve çeşitli alanlarda kullanımına koşut olarak üretimi ve kullanımı konusunda yapılan çalışmalar 1950 yılından bu yana ağırlık kazanmıştır. Arı sütünün biyolojik ve klinik özellikleri, üretim tekniği ile kalite kontrolü konusunda önemli aşamaların kaydedilmiş olması, apiterapi alanında kullanımını yaygınlaştırarak üretimi cazip duruma getirmiştir. Hücre yenileyici özelliğe sahip olan arı sütü, besleyici ve nemlendirici gücü sayesinde saç ve cilt bakımında da mucizevi etkiler yaratıyor. Dokuyu ve cildi yeniliyor, kırışıkları gideriyor. Arı sütü tüm dünya ülkelerinde, yoğun antibiyotik kullanan, radyoterapi ve kemoterapi alan hastalarda ve enerji ihtiyacı olan sporcularla, gelişme problemi olan çocuklarda destekleyici besin olarak kullanılıyor.”
Arı sütü ile beslenen ana arı 3 – 4 yıl yaşarken, daha az süt, daha çok polenle beslenen işçi arı ise ancak 5 ay yaşayabiliyor.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun arı sütünün insan hayatı üzerindeki önemli etkileri olduğunu söyleyerek, arı sütünün insanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal besin olarak kullanılabileceğini belirtti.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun, arı sütünün insan hayatı üzerindeki etkilerin açıkladı. Prof. Dr. Sorkun, arı sütünün ömür uzatan etkilerine de dikkat çekti.
“ARI ÜRÜNLERİ İÇİNDE ARI SÜTÜNÜN ÖZEL BİR YERİ VAR”
Prof. Dr. Sorkun, arı sütünün, arı ürünleri içinde özel bir yere sahip olduğunu vurgularken daha çok arı sütü ile beslenen ana arının ömür uzunluğu, üreme özelliği, boyut farklılığı gibi farklılıklarına da dikkat çekti.
Prof. Dr. Sorkun, aynı genetik yapıya sahip olan işçi arılarda tüm bu özelliklerin olmadığını kaydederek, “Arı sütünde, ana arının niçin bu kadar büyük, uzun ömürlü, üretken ve diğer arılarla mukayese edildiğinde daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Arı sütü ile beslenen ana arı 3 – 4 yıl yaşarken, daha az süt daha çok polenle beslenen işçi arı ise ancak 5 ay yaşayabiliyor. Arı sütünün sırrı işte burada yatıyor” dedi.
Prof . Dr. Sorkun, arı sütünün insanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal besin kaynağı olarak da kullanılabileceğinin altını çizdi.
ARI SÜTÜ İLE TEDAVİ
Prof. Dr. Sorkun, tıp doktorları tarafından arı ürünleri kullanılarak yapılan tedavinin genel isminin apiterapi olduğunu anlattı. Türkiye'de bu konuda faaliyet gösteren bir dernek ya da sağlık kuruluşu olmadığını kaydeden Prof. Dr. Sorkun, birçok gelişmiş ülkede, bu konularda yoğun çalışmaların yapıldığına dikkati çekti.
Prof. Dr. Sorkun, arı sütü ile yapılan tedaviye ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Gelişmiş ülkelerde arı sütü konusunda yapılan çalışmalar yüz yıl öncesine dayanmaktadır. Arı sütünün insan sağlığı açısından önemine ve çeşitli alanlarda kullanımına koşut olarak üretimi ve kullanımı konusunda yapılan çalışmalar 1950 yılından bu yana ağırlık kazanmıştır. Arı sütünün biyolojik ve klinik özellikleri, üretim tekniği ile kalite kontrolü konusunda önemli aşamaların kaydedilmiş olması, apiterapi alanında kullanımını yaygınlaştırarak üretimi cazip duruma getirmiştir. Hücre yenileyici özelliğe sahip olan arı sütü, besleyici ve nemlendirici gücü sayesinde saç ve cilt bakımında da mucizevi etkiler yaratıyor. Dokuyu ve cildi yeniliyor, kırışıkları gideriyor. Arı sütü tüm dünya ülkelerinde, yoğun antibiyotik kullanan, radyoterapi ve kemoterapi alan hastalarda ve enerji ihtiyacı olan sporcularla, gelişme problemi olan çocuklarda destekleyici besin olarak kullanılıyor.”
12 Ağustos 2008 Salı
arıları taşıma ekibimiz ve lazların silivrideki arıcılık ve atmacacılık mekanları
15 Temmuz 2008 Salı
13 Haziran 2008 Cuma
kestane poleni ve kara kovanın durumu
eh artık laz arıcının kara kovanında arı mevcudu hissedilir derecede eksilme başladı 1 haftadır dalak şişirme durdu artık yeni yavrulardayeni yeni çıkmaya başlamışlardır kapalı yumurtalarda gözükmeye başladı
sondan bir önceki çıtada kapalıyavrular vardır (mapavrili ) arıcı ahmet abinin dediği gibi kovanın kapağı açıldığı zaman tarifi mümkün olmayan kestane kokusu içimizi doldurmakta
yanlız bu yıla kadar rastlamadığım bir durum mevcut arıların genelinde fenni kovanlarda alt katlarda bütün çerçevelerde inanılmaz derecede kestane poleni dolu başta böyle bir şeyin olabilme olasılığını düşünebilseydim polen tuzağı takardım ana arıyı sürmüşler ballığa kuluçkalık 10 çıta polenle doldurulmuş durumda katlı kovanların genelinde böyle
yanlız bu yıla kadar rastlamadığım bir durum mevcut arıların genelinde fenni kovanlarda alt katlarda bütün çerçevelerde inanılmaz derecede kestane poleni dolu başta böyle bir şeyin olabilme olasılığını düşünebilseydim polen tuzağı takardım ana arıyı sürmüşler ballığa kuluçkalık 10 çıta polenle doldurulmuş durumda katlı kovanların genelinde böyle
6 Haziran 2008 Cuma
laz arıcının kara kovanındaki son durum ve kestane balı
bu gece epeycede yağmur yağdı bu yazıyı yazarkende saat 01 17 halen yağmur devam etmekte kestane çiçeğinin %50 si açmıştı ve şu ana kadar arılar hava sıcaklığı olmayışı nedeniyle tam istifade edemediler inşallah havalar ısınır gecede çiğ yağarsa o zaman kestane çiçeğinden istifade ederiz şu ana kadar arılar kestane çiçeğinden daha çok pelen aldılar arılıklara gidilince kestane çiçeği buram buram kokmakta bu da daha ziyade polenden gelmekte koku çiçek henüz tam randımanlı bal salgılayamadı.
26 Mayıs 2008 Pazartesi
laz arıcının arılığındaki son durum ve temel emicemin kara kovandaki oğulu
burası ise hem depo hemde arılık
bu da tamel emicemin oradan aldığım vekara kovana koyduğum oğul şuruplamayı kestiğimiz halde bal stoku güzel gözüküyor birde yumurtaların kapandığını görsem daha doğrusu ananın döllenip gelip gelmediğinden haberder olamıyoruz buda kara kovan güzelliği ancak ana yumurta atarda kapandığını görürsek gözüken kısımlarda hava o kadar sıcakki arılara göre arının çoğu kovanın alt kısmında
bu da tamel emicemin oradan aldığım vekara kovana koyduğum oğul şuruplamayı kestiğimiz halde bal stoku güzel gözüküyor birde yumurtaların kapandığını görsem daha doğrusu ananın döllenip gelip gelmediğinden haberder olamıyoruz buda kara kovan güzelliği ancak ana yumurta atarda kapandığını görürsek gözüken kısımlarda hava o kadar sıcakki arılara göre arının çoğu kovanın alt kısmında
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)