29 Eylül 2008 Pazartesi

ARILIK ZİYARETİ VE FORMİK UYGULAMASI

bu gün öğleden sonra arıliğa formik asit uygulama maksadıyla gittim öncelikle 8 ini tek yek kontrol edip bütünününana ve yumurta durumlarını resimledikten sonra kekleri biten 2 taneye yeniden kek verdikten sonra formik asit uygulamalarına geçtim . 8 tane kovan için 24cc formiğe 8cc su katarak önceden hazırladığım ve benim kovanlarımın örtüsü olan pamuklu bezleri bir kaç kat yaparak naylon torbalar içine koyarak kovan başına 4 cc ilaç enjekte ettim bezin üzerine ve naylon torbayı iğnenin ucuyla 15-20 kere delip koydum kovanların üzerine 4 gün sonra tekrar uygulama yapacam................ ...... temel emicenin kaliforniyalı çiçekleri eylül ayının sonuna geldiğimiz halde arıların ziyaretine halen açık ayrıca geçen hafta iki perça fiber parçasına fare yapışkanı sürerek hemen kovanların altına biraz iç kısımda olacak şekilde koydum hava yağmurlu geçmesine rağmen onlarca sarıca yakalandı bu gün plakaları temizleyerek yeniden ilaçladım

ilk uygulama yaptığım ve sonuç elde edemediğim bayvarol lehvalarını bu gün çıkardım kovanlardan ve poşetlenerek çevreye zarar vermiyecek şekilde uygun bir yere konuldu.














ankarakazandan gelen 8 adet analardan 6 adati kabul ettirildi bir tanesi hariç kendilerini kurtardı sayılır arıcı dostlarım ben bu akşam bu yazı işine gıcık oldum bir türlü yazıyı istediğim resimim altına koyamadım saat 00 32 oldu yarın sabah namazına karkmak var pes ettim

27 Ağustos 2008 Çarşamba

“ARI ÜRÜNLERİ İÇİNDE ARI SÜTÜNÜN ÖZEL BİR YERİ VAR”

ARI SÜTÜNDEKİ MUCİZE
Arı sütü ile beslenen ana arı 3 – 4 yıl yaşarken, daha az süt, daha çok polenle beslenen işçi arı ise ancak 5 ay yaşayabiliyor.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun arı sütünün insan hayatı üzerindeki önemli etkileri olduğunu söyleyerek, arı sütünün insanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal besin olarak kullanılabileceğini belirtti.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun, arı sütünün insan hayatı üzerindeki etkilerin açıkladı. Prof. Dr. Sorkun, arı sütünün ömür uzatan etkilerine de dikkat çekti.
“ARI ÜRÜNLERİ İÇİNDE ARI SÜTÜNÜN ÖZEL BİR YERİ VAR”
Prof. Dr. Sorkun, arı sütünün, arı ürünleri içinde özel bir yere sahip olduğunu vurgularken daha çok arı sütü ile beslenen ana arının ömür uzunluğu, üreme özelliği, boyut farklılığı gibi farklılıklarına da dikkat çekti.

Prof. Dr. Sorkun, aynı genetik yapıya sahip olan işçi arılarda tüm bu özelliklerin olmadığını kaydederek, “Arı sütünde, ana arının niçin bu kadar büyük, uzun ömürlü, üretken ve diğer arılarla mukayese edildiğinde daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Arı sütü ile beslenen ana arı 3 – 4 yıl yaşarken, daha az süt daha çok polenle beslenen işçi arı ise ancak 5 ay yaşayabiliyor. Arı sütünün sırrı işte burada yatıyor” dedi.

Prof . Dr. Sorkun, arı sütünün insanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal besin kaynağı olarak da kullanılabileceğinin altını çizdi.

ARI SÜTÜ İLE TEDAVİ
Prof. Dr. Sorkun, tıp doktorları tarafından arı ürünleri kullanılarak yapılan tedavinin genel isminin apiterapi olduğunu anlattı. Türkiye'de bu konuda faaliyet gösteren bir dernek ya da sağlık kuruluşu olmadığını kaydeden Prof. Dr. Sorkun, birçok gelişmiş ülkede, bu konularda yoğun çalışmaların yapıldığına dikkati çekti.

Prof. Dr. Sorkun, arı sütü ile yapılan tedaviye ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Gelişmiş ülkelerde arı sütü konusunda yapılan çalışmalar yüz yıl öncesine dayanmaktadır. Arı sütünün insan sağlığı açısından önemine ve çeşitli alanlarda kullanımına koşut olarak üretimi ve kullanımı konusunda yapılan çalışmalar 1950 yılından bu yana ağırlık kazanmıştır. Arı sütünün biyolojik ve klinik özellikleri, üretim tekniği ile kalite kontrolü konusunda önemli aşamaların kaydedilmiş olması, apiterapi alanında kullanımını yaygınlaştırarak üretimi cazip duruma getirmiştir. Hücre yenileyici özelliğe sahip olan arı sütü, besleyici ve nemlendirici gücü sayesinde saç ve cilt bakımında da mucizevi etkiler yaratıyor. Dokuyu ve cildi yeniliyor, kırışıkları gideriyor. Arı sütü tüm dünya ülkelerinde, yoğun antibiyotik kullanan, radyoterapi ve kemoterapi alan hastalarda ve enerji ihtiyacı olan sporcularla, gelişme problemi olan çocuklarda destekleyici besin olarak kullanılıyor.”

12 Ağustos 2008 Salı

arıları taşıma ekibimiz ve lazların silivrideki arıcılık ve atmacacılık mekanları

2 ağustoz da arıları devamlı ikametkahına taşıdığımız ekibimiz



arıları getirmeden önce 2 gece bu mekanlarda misafir olduk bu mekanlar o kadar enteresanki havadan bakılınca dahi burada kulubelerin olduğu görülemez bir kaç kafadar laz burada hem atmacacılık zamanı hemde arıcılık zamanlarında konaklamaktalar bu külübelerde her türlü konfor mevcut alafranga ve alaturga tuvaletler dahil 5 kişinin rahatlıkla konaklayabilecekleri yatak mevcut. arıları bütün yıl boyunca burada kalıyorlar avcılık zamanlarında ise buranın mevcudu bir hayli çoğalıyor akşamın geç saatlerinde gelip sabah namazı ile kendi arılığımıza döndüğümüz için arılıkları resimleyemedim daha önceleri çekipte sidiye aktardıklarım vardı onlarıda bulamadım.

15 Temmuz 2008 Salı

ay çiçeği tarlaları ve arılığımız

13 Haziran 2008 Cuma

kestane poleni ve kara kovanın durumu

eh artık laz arıcının kara kovanında arı mevcudu hissedilir derecede eksilme başladı 1 haftadır dalak şişirme durdu artık yeni yavrulardayeni yeni çıkmaya başlamışlardır kapalı yumurtalarda gözükmeye başladı sondan bir önceki çıtada kapalıyavrular vardır (mapavrili ) arıcı ahmet abinin dediği gibi kovanın kapağı açıldığı zaman tarifi mümkün olmayan kestane kokusu içimizi doldurmakta
yanlız bu yıla kadar rastlamadığım bir durum mevcut arıların genelinde fenni kovanlarda alt katlarda bütün çerçevelerde inanılmaz derecede kestane poleni dolu başta böyle bir şeyin olabilme olasılığını düşünebilseydim polen tuzağı takardım ana arıyı sürmüşler ballığa kuluçkalık 10 çıta polenle doldurulmuş durumda katlı kovanların genelinde böyle

6 Haziran 2008 Cuma

laz arıcının kara kovanındaki son durum ve kestane balı

kara kovanımda durum hızla gelişmekte ana arı yumurtlamaya başlamış arkadan öne doğru olan ikinci dalakta kapalı yavrular gözüktü önden arkaya doğru olan iki dalakta ise kestane balı gözükmektegözlerin içinde koyu renkli olarak .
bu gece epeycede yağmur yağdı bu yazıyı yazarkende saat 01 17 halen yağmur devam etmekte kestane çiçeğinin %50 si açmıştı ve şu ana kadar arılar hava sıcaklığı olmayışı nedeniyle tam istifade edemediler inşallah havalar ısınır gecede çiğ yağarsa o zaman kestane çiçeğinden istifade ederiz şu ana kadar arılar kestane çiçeğinden daha çok pelen aldılar arılıklara gidilince kestane çiçeği buram buram kokmakta bu da daha ziyade polenden gelmekte koku çiçek henüz tam randımanlı bal salgılayamadı.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

laz arıcının arılığındaki son durum ve temel emicemin kara kovandaki oğulu

bu gün itibari ile arılıktaki son durumlar bu resimi çektığim an güneş makineye doğru olduğu için netlik kaybolmuş yarından sonra tezgahta bayağı rahatlama olacak kestane açmadan tam olarak birkaç kovanı birleştirecem bu birinci kısım arılık


burası ise hem depo hemde arılık

bu da tamel emicemin oradan aldığım vekara kovana koyduğum oğul şuruplamayı kestiğimiz halde bal stoku güzel gözüküyor birde yumurtaların kapandığını görsem daha doğrusu ananın döllenip gelip gelmediğinden haberder olamıyoruz buda kara kovan güzelliği ancak ana yumurta atarda kapandığını görürsek gözüken kısımlarda hava o kadar sıcakki arılara göre arının çoğu kovanın alt kısmında