bu ruşette ve diğer ruşetlerimde 5 er çıta arı var önümüzdeki sene için bir ön izlenim benim için 8 çıtanın altında olan arıların kışlamasını ruşetlerde yapacam nasip olursa.
22 Ocak 2009 Perşembe
22 ocakta arılıkta güzel bir gün
bu ruşette ve diğer ruşetlerimde 5 er çıta arı var önümüzdeki sene için bir ön izlenim benim için 8 çıtanın altında olan arıların kışlamasını ruşetlerde yapacam nasip olursa.
15 Aralık 2008 Pazartesi
Organik Bal Üretimi
Fındıklı'da sertifikalı olarak organik bal üretimi yapan arıcılar, bu yıl hava sıcaklıklarının erken artması, çiçeklerin erken ve bolca açması nedeniyle yüksek verim bekliyor.
İlçenin Yaylacılar köyünde organik bal üreticiliği yapan Yüksel İncegümüş, yaptığı açıklamada, Çamsu mevkisinde sertifikalı olarak kendisinin de aralarında bulunduğu üç kişinin 200 kovanla organik bal üretimini yaptığını söyledi.
Bu sene hava sıcaklıklarının erken artması nedeniyle bal üretiminin yüksek olmasını beklediklerini ifade eden İncegümüş, "Ülkemiz genelinde etkili olan sıcaklar, bal üretimine olumlu yansıdı. Ülkemizin diğer yerlerine nazaran Doğu Karadeniz'de çiçeklerin erken ve bolca açması, bal üretimini artıran etken oldu. Çiçeklerin erken açması bal sezonunun uzun olmasını sağlayacak'' dedi.
Normalde bal üretiminin haziranda, bu yıl ise nisan ayında başladığını kaydeden İngegümüş, ''Geçmiş yıllarda üretimin geç başlaması ve yağmurlu geçen gün sayısının da fazla olması durumunda bal üretimi az olabiliyordu. Bu yıl sezon boyunca üretim alanımızda bulunan 40-50 çeşit çiçekten polen toplayarak bal üreten arılarımızın kovanlarını, ağustos ayının sonlarında sağmayı planlıyoruz'' diye konuştu.
-''ÜRETİCİ DESTEKLENİRSE İTHALATA İHTİYAÇ KALMAZ''-
Bal üreticisi Hasan Kutluata da, balın satışı ve pazarlanmasında herhangi bir sıkıntı çekmediklerini dile getirerek, şunları söyledi:
''Bizim ürettiğimiz bal organik baldır. Bu nedenle balımızı kolayca satabiliyoruz. Bu sene yöremizde organik olarak 3 tona yakın bal üreteceğimizi tahmin ediyoruz. Balımıza, kilosu 150 YTL'den alıcı bulabiliyoruz. Ülkemizde organik bal sıkıntısı olduğuna dair bazı söylentiler var. Bana kalırsa böyle bir sıkıntı yok. Şayet Doğa Karadeniz'de organik bal üretimi desteklenirse, ithalata hiç ihtiyacımız kalmaz. Hatta yurt dışına ihraç bile yapabiliriz. Arıcılarımızın bu yönde eğitilerek desteklenmesi gerekiyor. Sertifikalı üretimi artırılması gerekiyor.''
Sertifika kuruluşlarının kendilerine zaman zaman organik arıcılık konusunda eğitim verdiğini kaydeden Kutluata, sertifika aldıktan sonra her sene bal üretim alanlarının ve ballarının denetlendiğini söyledi.
-VALİLİK DESTEKLİYOR-
Rize Valisi Kasım Esen de organik bal üretiminin önemli olduğunu, bu nedenle İl Özel İdaresi ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kaynaklarından üreticileri desteklediklerini söyledi.
Fındıklı'da 200'ü organik arı kovanı olmak üzere 4 bin 500 arı kovanı bulunduğunu ifade eden Esen, ''İnsanların artık sağlıklı ve uzun yaşayabilmeleri için organik tarımın istendiği bir dünyaya doğru gidiyoruz. Ayrıca sürdürülebilir çevre anlayışı için de organik tarım önemli'' dedi.

7 Aralık 2008 Pazar
29 Eylül 2008 Pazartesi
ARILIK ZİYARETİ VE FORMİK UYGULAMASI
ilk uygulama yaptığım ve sonuç elde edemediğim bayvarol lehvalarını bu gün çıkardım kovanlardan ve poşetlenerek çevreye zarar vermiyecek şekilde uygun bir yere konuldu.
27 Ağustos 2008 Çarşamba
“ARI ÜRÜNLERİ İÇİNDE ARI SÜTÜNÜN ÖZEL BİR YERİ VAR”
Arı sütü ile beslenen ana arı 3 – 4 yıl yaşarken, daha az süt, daha çok polenle beslenen işçi arı ise ancak 5 ay yaşayabiliyor.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun arı sütünün insan hayatı üzerindeki önemli etkileri olduğunu söyleyerek, arı sütünün insanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal besin olarak kullanılabileceğini belirtti.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun, arı sütünün insan hayatı üzerindeki etkilerin açıkladı. Prof. Dr. Sorkun, arı sütünün ömür uzatan etkilerine de dikkat çekti.
“ARI ÜRÜNLERİ İÇİNDE ARI SÜTÜNÜN ÖZEL BİR YERİ VAR”
Prof. Dr. Sorkun, arı sütünün, arı ürünleri içinde özel bir yere sahip olduğunu vurgularken daha çok arı sütü ile beslenen ana arının ömür uzunluğu, üreme özelliği, boyut farklılığı gibi farklılıklarına da dikkat çekti.
Prof. Dr. Sorkun, aynı genetik yapıya sahip olan işçi arılarda tüm bu özelliklerin olmadığını kaydederek, “Arı sütünde, ana arının niçin bu kadar büyük, uzun ömürlü, üretken ve diğer arılarla mukayese edildiğinde daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Arı sütü ile beslenen ana arı 3 – 4 yıl yaşarken, daha az süt daha çok polenle beslenen işçi arı ise ancak 5 ay yaşayabiliyor. Arı sütünün sırrı işte burada yatıyor” dedi.
Prof . Dr. Sorkun, arı sütünün insanın bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal besin kaynağı olarak da kullanılabileceğinin altını çizdi.
ARI SÜTÜ İLE TEDAVİ
Prof. Dr. Sorkun, tıp doktorları tarafından arı ürünleri kullanılarak yapılan tedavinin genel isminin apiterapi olduğunu anlattı. Türkiye'de bu konuda faaliyet gösteren bir dernek ya da sağlık kuruluşu olmadığını kaydeden Prof. Dr. Sorkun, birçok gelişmiş ülkede, bu konularda yoğun çalışmaların yapıldığına dikkati çekti.
Prof. Dr. Sorkun, arı sütü ile yapılan tedaviye ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Gelişmiş ülkelerde arı sütü konusunda yapılan çalışmalar yüz yıl öncesine dayanmaktadır. Arı sütünün insan sağlığı açısından önemine ve çeşitli alanlarda kullanımına koşut olarak üretimi ve kullanımı konusunda yapılan çalışmalar 1950 yılından bu yana ağırlık kazanmıştır. Arı sütünün biyolojik ve klinik özellikleri, üretim tekniği ile kalite kontrolü konusunda önemli aşamaların kaydedilmiş olması, apiterapi alanında kullanımını yaygınlaştırarak üretimi cazip duruma getirmiştir. Hücre yenileyici özelliğe sahip olan arı sütü, besleyici ve nemlendirici gücü sayesinde saç ve cilt bakımında da mucizevi etkiler yaratıyor. Dokuyu ve cildi yeniliyor, kırışıkları gideriyor. Arı sütü tüm dünya ülkelerinde, yoğun antibiyotik kullanan, radyoterapi ve kemoterapi alan hastalarda ve enerji ihtiyacı olan sporcularla, gelişme problemi olan çocuklarda destekleyici besin olarak kullanılıyor.”
